Hz. Muhammed’in bir öksüz ve yetimleri kollaması



3. ÜNİTE
 gözetilmesinin önemiyle ilgili öğrencilerinizin ko-
nuşmalarını sağlayınız.
Hz. Muhammed’in bir öksüz ve yetim olarak öksüz-
leri en iyi anlayabilecek insan olduğuna dikkat çekiniz.
Aşağıdaki okuma metnini öğrencilerinize okuyu-
nuz. Bu metinden hareketle öğrencilerinize Hz. Pey-
gamberin öksüzlere karşı olan merhametini anlatınız.
OKUMA METNİ
BAYRAM SEVİNCİ
Peygamberimiz ve ashabının Medine’de huzur ve
güvenlik içinde yaşadığı yıllardan birinde güzel bir bay-
ram sabahında Medine’yi bayram sevinci kaplamıştı.
Medineli Müslümanlar en güzel elbiselerini giymiş, ne-
şe içinde birbirleriyle bayramlaşıyorlardı. Hele hele ço-
cuklar... Herkesten daha çok neşeliydiler.
Bu mutlu manzaranın içinde bir köşede kimsenin
dikkatini çekmeden sessizce ağlayan bir çocuk vardı.
Üzerinde eski elbisesi, ayağında yırtık ayakkabısıyla
yolun kenarında büzülmüş, boynunu bükmüş küçük bir
kız çocuğu...
Küçük kız, kendi derdine dalmış içini çekerken he-
men yanı başında bir ses işitti:
71
Kur’an’da: “Öyleyse yetimi sakın ezme. El açıp isteyeni de sakın azarlama.” (31) buy-
rularak yetim ve yoksullara karşı dikkatli davranmamız gerektiği açıklanmıştır. Hz. Muham-
med, öksüzlerin haklarının korunmasını istemiş ve onların mallarını haksızlıkla yiyenleri uyar-
mıştır.(32) Bir başka hadisinde ise herhangi bir yetimin bakımını üzerine alan kişinin cennette
kendisine işaret parmağı ile orta parmak gibi yakın olacağını (33) belirtmiştir.
Peygamberimiz, yoksullara onurlarını kırmadan yardım etmemiz gerektiğini belirtmiştir.
Ayrıca gerçek yoksulun, ihtiyacı olduğu hâlde istemekten utanan ve dilenerek insanlara el
açmayan kişiler olduğunu söylemiştir.
Öksüz ve yoksulların gözetilmesi, dinimizin üzerinde önemle durduğu konulardan biridir.
Kur’an yetime kötü davranmayı ve yoksulu incitmeyi, dini yalanlayanların sıfatları arasında
saymaktadır. Bizler de bu konuda Kur’an’ın ve Hz. Peygamberin öğütlerini dikkate almalıyız.

— Yavrucuğum, bu güzel bayram gününde neden
ağlıyorsun?
Kızcağız kafasını bile kaldırmadan hıçkırıklar arası
nda cevap verdi:

— Babam... Babamı çok özledim. İlk defa onsuz
bir bayram geçiriyorum. Peygamberimizle birlikte bir
savaşa katılmıştı. Orada şehit oldu. Onu... Onu çok özlüyorum...
— Bak sana ne diyeceğim? İster misin senin baban
ben olayım? Fatıma ablan, Ayşe de annen olsun...
Haydi, sil artık gözlerini. Ne dersin, teklifimi kabul ediyor
musun?
Küçük kız şaşkınlık içinde kafasını kaldırdı. Karşısı
nda duran kişi, Allah’ın elçisi, sevgili peygamberimizden
başkası değildi. Çok sevinmişti. Ne diyeceğini bilemedi,
sadece gülümseyerek kafasını sallayabildi.

Peygamberimiz, kızın elinden tutup onu evine götürdü.
Evdeki herkes bu minik misafiri sevinçle karşıladı.
Elini yüzünü yıkayıp saçlarını taradılar. Ona güzel elbiseler
giydirdiler. Bayram harçlığı da verdiler. Kısa bir
süre sonra küçük kız oyun oynamak için dışarıya çıktı.
Medine sokaklarındaki en mutlu çocuk şimdi oydu!..

Hatice IfiILAK

Birdirbir dergisi
(Yeniden düzenlenmiştir.)


Ders kitabının 71. sayfasındaki “Okuyalım, Değ
erlendirelim” adlı etkinliği öğrencilerinize yaptırınız (9.
Etkinlik). Bu etkinlikte öğrencilerin yetimlere iyilik ve
yardım etmenin önemini anlamaları amaçlanmıştır.
Notlar :

0 yorum :

 
 
 

Sayfalar

ARŞİV